2020/06/14

Marmara Denizi'nde Dağılım Gösteren Yeşil Deniz Alglerinin Ruh Sağlığım Üzerindeki Etkisi

Herkese merhabaa.

Uzun zamandan sonra beynim ne yazık ki artık yerinde olmasa da bedenen hala tek parça halinde olduğumu ve hala buralarda sürttüğümü sizlere bildirmek için geldim. Asla bitmeyeceğini düşündüğüm okulumu bitirdiğim günden beri gelecek kaygısı / kötü meslek seçimleri temalı sayısız karabasan ve kabus tarafından rahatsız ediliyor ve uykularımı bir araya toplamaya çalışırken bu sefer de zar zor birbirine tutturduğum ruh sağlığımı düşürüyorum elimden. Bu baskıyı ve yaşam koşullarını hak edecek ne yaptım bilmiyorum ama yanımda da kimseler olmadığı için kendi kendime iyi dileklerde bulunmayı alışkanlık haline getirdim artık. *insert clown emoji here*

Okul çağım tamamen kapandığı için kendimi saçma sapan geçme sınavlarına çalışmaya adadım ve bu şekilde de hayatımı çarçur etmeyi planlıyorum. Belki bir iki sene sonra beni branşımla ilgili hiçbir yere gelememiş halde, hamburger siparişi verirken kasada görürsünüz. Size tamamlayamadığım web romanımı okuduğunuz için imza veririm, sizinle resim çekilirim. Kulağınıza beni bu bok çukurundan kurtarmanız için fısıldarım.
Hayır, kusura bakmayın hamburgerinize indirim yapamam... 


Olasılıkların boktanlığı bir yana, hayatımı toparlayabilmek için hala elimden geleni yaptığıma inanamıyorum. Her ne kadar psikolojisi bozuk, intihara meyilli bir bok çuvalı olduğumu iddia etsem de yine de bir yanım hala bir şeyleri sırf yapabildiğim için yapmaya devam etmem gerektiğine inanıyor ve bunun için beni cesaretlendiriyor.

Hazır web romanım demişken!
Üzgünüm, artık Paraiso'yu okuyamazsınız. Çünkü bölümlerini yeniden yazmak üzere sildim (zaten kimse okumuyordu). Sanırım bu, bu romana üçüncü yeniden başlayışım falan olacak. Araya uzun fasılalar koyarak yazdığım için her fasıladan sonra romanımla ilgili farklı fikirler ediniyorum ve haliyle önceden yazdıklarımı eksik bulup yeniden yazmaya başlıyorum.

Lütfen, biri bu döngüyü durdursun. Asla bitiremeyeceğim.

Asıl konuya geri dönecek olursak... Açıkçası şu noktadan itibaren hayatımla ilgili ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Asla kullanmak istemeyeceğim öğretmenlik yeteneğimle ne yapmam gerektiğini bilmiyorum, yapmaya çalıştığım hiçbir şeyde ilerleme kaydedemiyorum ve tek düşündüğüm aileme ne kadar büyük bir yük olduğum. Gelecekten korkuyorum. Geleceğin düşündüğüm gibi olacağından korktuğum için hayatımı sonlandırmak istiyorum. Belki bunu yaparsam ben de gözlerimi Paraiso'da açabilirim.

Bir sonraki gönderim kitaplarla ilgili olacak.
Depresif boklar yazmayacağım. Söz.

2020/04/15

Bir Sonraki Hayatında İyi Şanslar!

Son birkaç gündür kalan iki gramlık insanlığımı da yitirdiğimden ve programlanmış bir organizma gibi aynı şeyleri tekrar, tekrar, tekrar ve tekrar yapıp etrafımda olan olaylara tepkisiz kaldığımdan beri yatmadan önce 'Ya uykumda ölürsem? Ya Poe'nun hikayelerini okuyamadan ölürsem? Ya FF7R'i oynayamadan bu bina başıma yıkılırsa? Ya ölmezsem de saatlerce acı çekersem? Ya ölür de kedilerimi geride bırakırsam?' gibi hastalıklı düşüncelere kapılıp saatlerce uykusuz kalmamın önüne geçebiliyorum. Gerçi hala kabuslarımın ve karabasanlarımın önüne geçebildiğim söylenemez ama en azından bir şekilde ihtiyacım olan uykuyu alabildiğimi söyleyebilirim.
Hayatım yine beni şaşırtmadı ve bu salgın hastalık illetini mezuniyetimden hemen önce üzerime salarak 'Daha kötüsü olamaz artık!' diye yankılanan isyanımın üzerini şu pullu, parlak kalemlerle çizdi. Daha kötüsü oluyor. Zaman ilerledikçe hep daha kötüsü oluyor. Ve artık bu duruma şaşırmadığımdan ne isyan ediyorum ne de şikayet. Eskiden halime acırdım. Sonra ondan da vazgeçtim. İnsan bir süre sonra ondan da yoruluyor.

Yine de bu süreçte; kafamı yastığa koyduğumda kesin uyuyabilmek için kendimi bayıltana kadar kitap okuduğum zamanları, online dersleri bir kenarıya açıp çay eşliğinde Sims 2 oynadığım zamanları, yaz tatilinde oynarım diye binbir zahmetle birikim yapıp aldığım FF7R'ı karantina günlerinde saatlerce rahatsız edilmeden oynadığım zamanları, mahalledeki kedileri beslemek için dışarıya çıktığım zaman paranoyaya kapılmamak için suratımı maske ve atkılarla mumyalayıp kulaklıklarımdan son ses neşeli şarkılar ? açtığım ve boş sokaklarda dans ederek kedilerimi beslediğim zamanları asla unutmayacağım.

Her ne kadar bir şeyleri başarmaya olan inancımı yitirmiş olsam da sırf ruh sağlığımı ayakta tutabilmek için romanım üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Çok ama çok, çok yavaş ilerliyorum. Acelem yok. Yazdıklarımı benden başka kimse okumuyor nasılsa.

Yine de reklam yapmadan edemeyeceğim. Yan taraftaki resme tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yakın vakitte bir oyun tanıtım yahut bir kitap yorumu gönderisiyle geri döneceğim.
O zamana kadar kendinize dikkat edin. Görüşmek üzere.

2020/02/10

Fikir Felci

Zamanın her şeyi çözeceğine olan muazzam inancım, aylar sonra hiçbir ilerlemenin olmadığını anlayıp kabullenmemle kırılmaya başladı. Aslında hiç ilerleme yaşanmadı demek o kadar da doğru olmaz, kesinlikle bir ilerleme oldu. Fakat bu ilerlemenin iyiden uzak olduğunu uzaktan yüzüme bakan bir yabancı bile anlayabilir. Yaptığım 'her şey yolunda' rolü bazen sekteye uğrasa da, parmaklarımın sayısıyla sınırlı arkadaşlıklarımda beni şimdilik idare ettiğini söyleyebilirim. Fakat bunun da eninde sonunda, çöken diğer 'dahice' planlarım gibi patlayacağına, rüyamda ziyaretime gelip ne kadar acınası olduğumu söyleyen cinlerin gerçekliği üzerine bahse girerim.
Neden dizelerce saçmaladığıma gelecek olursak; fikir felci yaşadığımı başka türlü nasıl açıklayabilirim inanın bilmiyorum. Hayatımda bir şeyler iyiye gidecek gibi olurken uğursuzluğun birden ucuz boyalı maskesini çıkarıp bana irinli dişleriyle gülümsediğini görüyorum. Sonrasında ise hiçbir şey yolunda gitmiyor. Her seferinde boş yere içimde büyüttüğüm umutlar çürüyüp kokuşmaya, zihnimi kirletmeye başlıyor. Sonrasında hiçbir şey beni bu içine düştüğüm karanlıktan kurtaramıyor.
Yine saçmalıyorum. Asıl diyeceğim şeye gelene kadar bir sürü anlamsız kelimeyi bir araya getiriyor ve beceriksiz bir yakarış boyuyorum bu sayfaya.
Demek istediğim şey; bu boktan, iflah olmaz, çöp hayatımın kalan tek umut ışığım olan romanımın ilerlemesine hiç de yardımcı olmadığını anlatmaktı.
Pes etmeme az kaldı. Artık dayanamıyorum.

2019/02/06

06/02 + Paraiso Karakter Tanıtımları

Herkese merhaba.
Okulların başlamasına günler kala, henüz aklım yerindeyken yarım bıraktığım işi tamamlamak istedim.
Evet! Paraiso Karakter Tanıtımları! Yeni ve daha detaylı!

Paraiso Karakter Tanıtımları

 

Karakterleri çizip profillerini oluşturmaktan çok Blogger ve dahiyane resim boyutlama ayarlarıyla uğraştım ve baktıysanız hala bir dağınıklığın olduğunu görebilirsiniz.
Bu beni üzüyor fakat elimden başka bir şey gelmiyor. 

Haziran'a kadar yayınlanmış bölümleri düzenlemekle, yeni bölümler yazmakla ve alternatif görsel yapmakla uğraşacağım. 
Paraiso hakkında yorum ve fikirlerinizi belirtmekten çekinmeyiniz! ☆

Görüşmek üzere!

2019/01/24

24/01 + Paraiso

Herkese merhaba!
Tembel popomu kaldırıp biraz bir şeyler yapabildim.
Artık Paraiso ile ilgili doğru dürüst bilgiye ana sayfasından ulaşabilirsiniz!


ana sayfa görseli numunesi

Ayrıca sevgili Kio'nun yazılı tarihe en büyük katkılarından biri olan Paraiso Bilgilendirme Rehberi de ana sayfadaki yerini almış durumda. Daha büyük önem arz eden Karakter Tanıtımları sayfasını yapabilirdim ama hayır, saatlerimi bu küçük şeye harcamak zorundaydım. 

Bundan sonraki güncellemede umuyorum ki Karakter Tanıtımları sayfasına erişebileceksiniz. 
Bir sonraki güncellemenin zamanı için söz veremiyorum.
Son zamanlarda kendimi hiç iyi hissetmiyorum. 
İçimdeki 'yaşamanın ve tüm bunları yapmanın hiçbir anlamı yok hayatın berbat ve bundan daha iyiye gitmeyecek' zehrini kusabilirsem en kısa zamanda yazacağım.

Görüşmek üzere.

2018/12/27

27/12 : Yeni Yıl Öncesi Yazısı

Herkese merhaba!

Yazmayalı uzun zaman oluyor. Sopanın ucuna iple bağlı üniversite diplomamın arkasından koşturmakla o kadar meşguldüm ki buralara bakmayı bırakın kafamı kaşıyacak vaktim bile yoktu. Yazmadığım süre boyunca yine bir sürü şey oldu fakat bunları anlatıp canınızı sıkmak istemiyorum. Anlatırken benim de canım sıkılıyor. Olmuş bitmiş şeyleri su yüzüne çıkarıp moral bozmanın kime ne faydası var değil mi?

Bu arada, bu dizeleri okuyan değerli insan, umarım sen de hayatınla mutlusundur. Umutsuzlukların yüreğini ele geçirmemesi dileğiyle!

Artık yeni yılın iyi şeyler getireceğine inanan umut dolu insanlardan değilim ama bu klişeliği bir blog yazısı yazma fırsatı olarak kullanmak istedim. Son iki aydır yaşadığım olumsuzluklar bana "yeni yıla umut bağlama", "hiçbir şey değişmeyecek" gibi  mesajlar verdiğinden önümüzdeki yıla zerre beklenti beslemiyorum. Ama yine de belli şeyler için dilek dileyecek ve bunların gerçekleşmesini bekleyeceğim. Hayalleri olmayan insan ölüme adım adım yaklaşır çünkü. Bunu kendimden biliyorum.

Öncelikle annemin iyileşmesini diliyorum. Eğer bu dileğim gerçekleşirse aşağıda saydığım diğer dileklerin pek bir önemi olmayacak çünkü aşağıya sıralayacağım liste kendi mutsuzluğumu bastırıp hayattaki amaçsızlığımı dağıtmak için kurduğum birkaç oyun. Sadece annemin iyi olmasını istiyorum. Gerisi zaten bir şekilde olur.

Aileme bakacak kadar para kazanabildiğim bir işe sahip olmayı diliyorum. Nasıl olacağı önemli değil, isterse bütün günümü yesin ama emeğimin karşılığını versin istiyorum. Böylelikle bazı şeyler için endişelenmem ve uykularım kaçmaz.

Bir Ukulele sahibi olmayı diliyorum. Ülkenin gidişatıyla birlikte yükselen fiyatlar bu enstrümanın fiyatına da yansıdığı için bir türlü paramı bir araya getirip alamıyorum. Eğer ukulele alabilirsem mutlu olacağım bir miktar.

Paraiso'yu geliştirip okunmaya değecek bir web novel haline getirebilmeyi diliyorum. Çizimlerini güzelleştirmek ve daha kaliteli bir hikaye anlatımı yapmak istiyorum. Bunun üzerinde çok çalışacağım. Yazdığım evreni seviyorum ve benim gibi bir dünya hayal eden herkesin Paraiso'yu ziyaret etmesini istiyorum. Belki bir gün hep birlikte oraya gideriz.

Akutagawa Ryuunosuke'yle tanışmayı diliyorum. Umarım bir gün ikimiz de karşılaşacağımız bir yerde olacağız.

aoi shouta ve ishida akirayla tanışmak istiyorum kyaa 

Luka ve Kio size mutlu yıllar diliyor ☆
Bahçesinde biber yetiştirebileceğim bir ev sahibi olmayı diliyorujm.

Artık saçlarımın dökülmemesini diliyorum.

Başka başkaa.... sanırım bu kadar, evet.

Bu dileklerden sonra bir de tabut dilemeliydim belki de.
Sizin yeni yıl dilekleriniz neler? Yorum kutusuna yazmayı unutmayın!

Son olarak 7 Ocak'ta Paraiso için güncelleme yapmayı planlıyorum. Yeni bölüm olmayacak belki ama karakterleri daha yakından tanımanıza yardımcı olacak bir güncelleme olabilir bu!
Lütfen beklemede kalın.

Bir sonraki gönderide görüşmek üzere!
Kendinize iyi bakın! İyi tatiller!
Ve mutlu yıllar.

2018/11/18

18/11 + Paraiso

Merhaba,

Eminim bu "kısa" aranın ardından bu sayfayı hayaletlerden başka kimse okumuyordur. Ancak yine de bir şeyler yazmadan burayı bırakmayacağım.
Son zamanlarda ne bedenen ne de ruhen kendimi iyi hissediyorum. Soğuk havaların taşıdığı salgınlardan birine kapıldım, kılımı kıpırdatacak halim yok, ağrılar dalga dalga başımı işgal ediyor ve bitirmem gereken bir sürü saçma sapan ödev var.
"Daha kötüsü olabilirdi." diyecek gibi oluyorum kendimi avutmak için. Sonra bir kahkaha alıyor yerini.
Kendime acıyorum. Nedenini sormayın.

I'm sick of doing things that I don't want to do. 

Paraiso'ya kısa bir aradan sonra devam edeceğimi söylediğimi hatırlıyorum.
Her ne kadar buna çok inanmış olsam da daha fazla zamana ihtiyacım olduğunu üzülerek söylemek istiyorum.
Paraiso bir süre daha bekleyecek. Haziran'a kadar. Bunun sebeplerinden bahsedeceğim şimdi.

  • Öncelikle, hikayeyi ödevlerimin patlak verdiği bir zamanda yazmaya başladığım için yazılarımda bir zorlama, bir yetiştirmeye çalışma havası sezdiğimden yazdığım 5+1 bölümü yeniden gözden geçirmeyi ve düzenlemeyi planlıyorum. Değişiklik yapacağımı düşünmüyorum, çoğunlukla yaptığım zavallıca gramer ve mantık hatalarını düzelteceğim.
  • Sonra görseller. Şu aceleye gelmiş görseller. Sabırsız bir insan olduğumun göstergesi görseller. Haziran'a kadar kardeşimle görseller üzerinde yoğunlaşacak ve Paraiso'yu içinde bulunduğu pejmürdelikten kurtaracağız.
Kio beklemenizi emrediyor. Çünkü canı öyle istiyor.
  • Buna ek olarak Paraiso'nun ana sayfasında da ipucunu verdiğim üzere Paraiso Gezi Rehberi ve Ivır Zıvır Bilgiler Köşesi'ni yazacağım. Kio'nun yazacağı beceriksiz Gezi Rehberi'nin eğlenceli bir ekstra olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda da bana olayları daha kolay aktarmamda yardımcı olacak güzel bir döküman. Şimdiden teşekkürler Kiopanda!  
  • Ivır Zıvır Bilgiler Köşesi ise tamamen bana ait olup hikayeyi oluştururken bana nelerin ilham kaynağı olduğuyla ilgili küçük bilgiler veren bir sayfa olacak. Karakterleri tasarlarken nelerden etkilendik gibi, giçe tam olarak nasıl bir meyve gibi, bu kadar delirip kendimi içine hapsettiğim bir dünya hayal etmeme sebep olan şey neydi gibi...
  • Son olarak yazacağım yeni bölümler dizisinde karşımıza çıkacak yeni karakterleri tanıtacağım. Yani Haziran'a kadar Paraiso kuzu kuzu beklemeyecek, yenilenip bomba gibi geri dönecek!☆

Bu yüzden heyecanla bekleyin! Ve desteğinizi benden esirgemeyin lütfen.

Bahsettiğim tüm bu yeniliklerin meyvesini Ocak'ta bekleyin.
Kendinize iyi bakın.
Bir sonraki gönderimde görüşmek üzere! ♡

2018/10/20

20/10

Bu sayfayı okuyan herkese merhaba.
İçimde birikip patlamadan önce bazı şeylerden bahsedeceğim.
Fakat bundan önce iyi olduğunuzu umut ediyor ve iyi dileklerimin sizinle olduğunu bilmenizi istiyorum.
Kendinize dikkat edin lütfen. ♡

Yılın her şeyin birbirine girdiği ve beni depresyon çukuruna itmek için elinden geleni ardına koymadığı dönemine girdiğimi fark ettim. El ele verip üzerime yıkılan okul projeleri, çıkar için arkadaşlık yapan dostlarımın yüzlerindeki sevimsiz ifadeler, artık eskisi gibi olmayan bazı şeylerin verdiği tatsız hava, annemin ameliyat olmuş olmasından dolayı duyduğum yoğun baskı ve daha bir çok şey, bir gün otobüsten indikten sonra koşarak eve gidip odamın ortasında hüngür hüngür ağlamama neden olduktan sonra bunu fark etmem hiç de zor olmadı.

Yine de daha kötüsü olabilirdi diyorum. Daha kötülerini de görmüştüm.

Bu bunalımı en kısa sürede atlatmak ve planlarıma verebileceği olası hasarı önlemek için çözüm yolları aramaya karar verdim. Bu yüzden kısa bir ara vereceğim. Ve Paraiso'nun 5. bölümü, bu aradan önce yayınlayacağım son bölüm olacak.

bence gönderiyle oldukça alakalı bir gif
Bi' dakika, Paraiso mu? O da ne?

Paraiso, catalpagarden tarafından yazılıp akira tarafından resmedilmiş, sevimli uzaylılar, kafadan kontak doktorlar, çocuk edasıyla yazılan bilimsel günlükler ve ölümcül meyvelerle dolu rengarenk bir web roman!

Paraiso'nun garip dünyasına adım atmak için buraya tık tık!



Neyse ne diyorduk? Kısa bir ara.

Bu kısa ara süresince boş durmayı planlamıyorum elbette. Kafamı boşaltıp gereksiz düşüncelerden kurtulmayı ve web romanıma çeki düzen vermeyi planlıyorum. Başlayalı daha dört bölüm oldu ve her bölüm oldukça kısa metinlerden oluşuyor. Anlatmak istediğim hikayenin daha çok ama çok başındayım. Buna rağmen kafamda hayal ettiğimi tam anlamıyla aktaramıyorum ve bu fazlasıyla canımı sıkıyor. Bunun yanında üzerinden geçip düzeltmeyi planladığım fakat başaramadığım çok şey var. Ve tüm bunları başaramamamdaki en büyük etken yukarıda bahsettiğim dönemin içinde olmam.

Bu dönemi en kısa sürede tek parça olarak atlatıp geri dönmek için sabırsızlanıyorum ve bunun için elimden geleni yapacağım.

Aynaya baktığımda daha iyi bir yüz görene kadar elveda!
Çok yakında yeniden görüşmek üzere!

2018/10/04

04/10

Herkese merhaba!

Bu gönderiyi bulaştığım hayali dünyadan uzaklaşıp biraz da olsa günlük yaşantımdan bahsetmek için yazıyorum. Ara sıra böyle kısa yazılar yazmanın burada beni okuyan dostlarımı da sıkılmaktan kurtaracağını umuyorum.

Bu sayfayı okuyan dostlarım, en iyi dileklerimin sizlerle olduğunu bilmenizi isterim. Son zamanlarda günlük yaşamı felç eden salgın hastalıklardan benim gibi  nasibinizi almadan önce kendinize dikkat edin lütfen.

Derslerin başlamasıyla ciddi bir çalışma sürecine girmiş bulunmaktayım. Yirmi üç yaşına girmiş bir insan olarak hala bir hedefimin olmayışı beni bir miktar boşluğa sürüklese de hayata tutunmak için elimden geleni yaptığımı sanıyorum. Çok sağlam olmasa da bir temele sabitlediğim bu planların ileride tıpkı lisede kurduğum hayaller gibi beni yarı yola bırakmamasını ummaktan başka bir şey yapmıyorum. Günlerim kütüphane masalarında ve otobüs koltuklarında harcanırken okuduğum kitaplara her hafta bir yenisi ekleniyor. Birkaç gün önce Camus'nün Mutlu Ölüm'ünü bitirdim. Yarın da duygusallığımı yenip kitaptan ayrılabilirsem Edogawa Ranpo'nun hikayelerinin derlendiği kitabı bitirmiş olacağım. Bundan sonra ya Akutagawa'nın hikayelerine geri dönmeyi ya da Poe'nun henüz okumadığım hikayelerini okumayı planlıyorum. Akutagawa'nın hikayelerini geçen sene okuduğumu elde bulundurduğum zaman Poe'ya kaldığım yerden devam etmek daha mantıklı geliyor fakat garip bir şekilde yılın bu zamanı elim istemsizce Rashomon'un üzerinde geziniyor.

Kitap önerilerine her zaman açığım!

Bunun dışında günümün büyük çoğunluğu dinlemeye değer görmediğim insanları dinliyomuşum gibi görünüp hayal dünyamın içinde gezinerek geçiyor.



Bu arada, Paraiso'yu okudunuz mu? Ah, yoksa duymadınız mı?

<reklam kuşağı>

Paraiso, yakın zamanda yazmaya başladığım bir web novel! İlk defa büyük bir ciddiyetle bu işe atıldığım için yazılarım göze çiğ görünebilir ancak zamanla ve sizin de yorumlarınızla birlikte kendini geliştirecekler!

Bu yüzden, boş zamanınızda hikayeme bi' göz atın ve yorum yapmayı ihmal etmeyin!

Paraiso' nun yeni bölümleri her beş günde bir bu sayfada!

</reklam kuşağı>

Keşke Paraiso hakında daha fazla şey söyleyebilsem ama söyleyeceğim her şeyin ileriki bölümler hakkında ipuçları olduğunu bildiğimden çenemi kapatmayı seçiyorum. Tüm bunları yazıya dökmek için sabırsızlanıyorum.

Bu gönderiden sonra muhtemelen Paraiso'nun ikinci bölümünü yayınlayacağım.
Bir sonraki kişisel yazıma kadar kendinize iyi bakın!

2017/07/18

Kum Saati Gibi

Merhaba millet.
Geri döndüm.

Durun. Arka koltuklarda bana poposuyla gülen birilerini gördüm.
Ciddiyim! Gerçekten geri döndüm!

Bunu ıspatlayabilirim!


Bakın!
J-Rock dinlemeyi bırakmasına rağmen hala giflerini alakası olmayan gönderilerde paylaşan blogger kız bu!

Daha fazla saçmalamak için geri döndü!

Çünkü damarlarında akan kanın yüzde sekseni bu.


Hayatımın saçmalık seviyesi hakkında detaylara inmeden önce beni yeniden blog yazmaya teşvik eden (aynı zamanda resim çizmeye de) Totty-chan'a teşekkür ederim. Bu yazıyı yazmamdaki ilham kaynağımsın.

Bunun yanında ara sıra beni "Blog yazsan ya. Ehe. ( ͡° ͜ʖ ͡°)" diye dürten Kitsune-chan'a da teşekkür ederim. Bu yazıda onun da payı vardır. Sevgiler ve öpücükler.

Seneler önce bu sayfayı açma amacım kendi kendime bir şeyler hakkında yazmak ve ergen ilham perilerimin bana yazdırdığı fan kurgularını sergilemekti. Ancak zamanla bu sayfa kişisel problemlerim ve aptallıklarım içinde boğuldu gitti. Uzaklaşmamın sebeplerinden biri de buydu ya.
Kişisel problemlerim kimsenin umurunda değildi. Olmamalıydı da.
Bunları dile getirerek ne amaçlamayı planlıyordum acaba?

Ara sıra farklı konular hakkında yazdım. Oynadığım oyunlar hakkında, izlediğim animeler hakkında, saplantılı olduğum seiyuu hakkında.
Bir de Japonya'nın Korkunç Şehir Efsaneleri-

Biliyorum biliyorum o yazıyı görmekten bıktınız!
Tamam domates atmayın!

Zamanla bunlara da zaman ayıramayınca yazamaz hale geldim.
Ama şu sıralar her şey yolunda görünüyor.
İnce bir ipliğin üzerinde yürüdüğümün farkındayım.
Hemen ertesi gün bu dediklerimin tam tersini söyleyeceğimin farkındayım.
Ama içinde bulunduğum bu girdabın içinde düştüğüm yere bakmaktansa gökyüzüne bakmayı ve ona ulaşmayı yeğlerim.
Bu hayatta umutsuzluğa kapılmak seçeneklerimden biri değil.

Kazutaka Kodaka-san! Sıradaki oyununuzun ana karakteri olabilecek özelliklere sahibim! Beni işe alır mısınız?

Her şey bir yana
bundan sonra buralarda daha sık takılacağım.
İyi hissettiriyor.
Hala buralardaysanız yazmayı unutmayın.
Ve tabi ki
kendinize iyi bakın!

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
Tasarım: Zuri